Talebeliğimde ve hala zaman zaman yaptığım işlerden birisi garsonluktur. Benim en iyi servis verdiğim müşterilerim daima her şeyi bana bırakanlardır. Birileri bana sana güvenimiz sonsuz bize en güzel yemeğini ve şarabını getir dediklerinde yapılabileceğin en iyisini onlara sunardım. Bu güven, beni dikkatli ve dürüst olmama yönlendirirdi. Birde annemin söylediği bir söz vardı ,çok seyahat ettiğimde aman oğlum paralarını çaldırma aranızda hırsız olabilir kendini sağlama al paranı hırsıza teslim et derdi. Hırsız, herkesi kendi gibi bildiğinden çok titiz ve dikkatli olması kaçınılmazdır.
Ben Merkez Av Komisyonunda olsam, derdim ki:
Avcı arkadaşlar (temsilcileri), bohçacılar (Genellikle kırsaldaki kayıtsız tüfekli ve tüfeksiz avcılar onlara temsilci olabilecek muhtarlar) …, doğa elden gidiyor,av hayvanları yok oluyor, biliyorum avlanmayı, doğayı çok seviyorsunuz ama vaziyette kötü. Bana öyle bir program yapın ki hem korumalı av yapabilesiniz hem de bizim işimizi kolaylaştırasınız.
Öyle tahmin ediyorum ki duyarlı avcılar hatta bohçacılar( para teslim edilen hırsız) bile bize en tutarlı önerilerle gelecektir. Yasaklar kağıt üzerinde kalmayacaktır. Tutarsız yasaklar delinmeye mahkumdur domuz sürek avında olduğu gibi.
Ben Av Komisyonunda olsam..
Önce bir silah affı çıkartır bütün silahları kayıt altına alırım.Silahlarına sahip olmak isteyenleri gerekirse (kırsalda) ayaklarına kadar gidip silah,av ve doğa kursu verip (sıkı 3 günlük kurs yeterli) avcılık yemini ettirirdim ( hatta kurana el bastırarak). Sıkıysa yeminini bozsun!! devlet yakasına yapışmazsa birde işin öbür tarafı var.
Domuz sürek avını serbest bırakırdım ammaa!! dişi domuz vurulmasını yasaklardım. Bir günde vurulacak domuz sayısını da avcı sayısı+3 veya 4 yapardım.
Her türlü avı, av öncesi bildirilebilecek merkezler oluşturup hatta internette ortamında şifre alarak kayıt altına alınabilecek bir sistem geliştirirdim. Bir şekilde kayıt altına alınmış av sonunda aynı şekilde vurulan av sayısını bildirme mecburiyeti getirirdim. Bu, istatistikler içinde çok yararlı olacaktır. Her avcıya sezona ve av hayvanının çeşidine göre haftada 3 gün avlanma hakkı verirdim.Belli günlere zorlamaksızın. Limitleri bir evvelki yılın sonuçlarına bakıp değerlendirme yapardım.
Bu kadar iyi niyetli olmama karşin kural bozanlara çok ağir yaptırımlar uygulardım. Bohçacılıktan vazgeçmeyenleri yakaladığım zaman silahına, arabasına el koyup çırasını yakardım.
Valla uzaktan gazel okuması kolay! Ta İsveç’ten öneriyle geliyor diyebilirsiniz. Bu iş burada aşağı yukarı böyle yürüyor. Bende bütün samimiyetimle hem avcı oldum hem bohçacı hem de Merkez AV Komisyonu.
Ne zaman avcı oluruz? Annemin dediği gibi
Doğanın teslim edildiği hırsız olduğumuz zaman